7 Aralık 2011 Çarşamba

I AM A LITTLE TEAPOT

“Little Teapot” by Lyuda.
lavrentyeva.com
http://www.redbubble.com/people/lyuda/works/547863-little-teapot
I'm a little teapot, short and stout
Here is my handle, here is my spout
When I get all steamed up, here me shout
Tip me over and pour out :)

Sheldon'un meşhur "Soft kitty, little kitty" şarkısını andıran küçük bir demlik tekerlemesi / şarkısı... Ben çok eğlenceli buldum, çocuklara ezberletmeyi düşünüyorum:) 

1 Aralık 2011 Perşembe

Çay Demledikten Sonra....



Çay sert ve acı: Büyük olasılıkla fazla çay koymuşsunuzdur. Genellikle, gerektiğini düşündüğümüzden daha azı yeterli olacaktır. Başlangıç olarak, “bir ölçek de demlik için” kuralından vazgeçin. İkinci olasılık da gereğinden daha uzun bir süre demlemenizdir. Çıkarılabilir filtreli demlikler veya presli “cafetiere” tipi çaydanlıklar idealdir.

Çay bulanık görünüyor: Bu aslında iyi bir işaret olabilir; kaliteli Assam Çayı köpüklenebilir ve ışığı yansıtır. Ancak çay gerçekten çok bulanıksa ya su ya da çay kötüdür.

Çayda metalimsi bir tad var: Bu sorun genellikle kötü sudan kaynaklanır veya çay kalitesizdir.

Çay tortulu görünüyor: Bu da, genellikle kötü sudan kaynaklanır, sudaki tortular bardağın veya fincanın yan duvarlarına yapışır. Sorun düşük kaliteli, küçük yapraklı çayların kullanımına da bağlı olabilir. Şişe suyu veya filtreden geçirilmiş su deneyin.

Çayın tadı yavan: Bunun nedeni kötü kalite çay kullanıyor olmanız. Kendinize daha iyi davranın ve daha iyi çaylar kullanın. Suyu tekrar kaynatmış veya servis yapmayan kaynamasını beklememiş olabilirsiniz.

Çay tatsız: Çay, rafınızda gereğinden uzun bir süre beklemiş olabilir. Küçük miktarlarda ve sık sık çay alın, hem böylece değişik lezzetli çayları da deneme şansınız olacaktır. 

14 Kasım 2011 Pazartesi

YA ÇAY OLMASAYDI :)



• Çay keşfedilmeseydi, çaydanlık, çay fincanı, çay kaşığı, işyerlerinde çay paydosu, şehirlerarası otobüslerde çay molası olmayacaktı.

• Kahvehaneler, çay ocakları olmayacaktı. İnsanlar miskin miskin kahve köşelerinde oturmayacak, çalışarak ekonomiye katkıda bulunacaklardı.

• Kahvehaneler olmasaydı, kâğıt ve taş oyunları, kumar da yaygınlaşmayacaktı.

• Kahve ülkesi olarak bilinen Türkiye’de insanlar kahve içmeye devam edecekler, “bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” demeye devam edecektik.

• Kahvaltılarımızda çayın vazgeçilmez bir yeri olmayacak, evimize gelen misafirlere başka şeyler ikram etmek zorunda kalacaktık.

• Türkiye, kişi başına yıllık çay tüketiminde 2,3 kg ile dünyada birinci sıraya yerleşmeyecekti.

• Çayın demi için “tavşan kanı” deyimi ortaya çıkmayacaktı, ince belli cam çay bardaklarından tavşan kanı çayı sohbetle içenlerin tavşan uysallığına kavuşacağını ummayacaktık.

• Tatsız, bulanık, rengi bozuk ve soğuk çay getiren çaycıya: “Ne bu yahu! İmamın abdest suyuna benzemiş.” diye sitem etmeyecektik.

• Liselerde çay partileri yapılmayacaktı. Aslında, şimdi bu partilerde çaydan başka her şey içiliyor ama adı yine de “Çay Partisi”.

• Çay olmasaydı, sigara içenlerin sayısı da giderek artmayacaktı belki de… Yemekten hemen sonra yakılan sigaralar tiryakilere ilaç gibi gelirken akabinde başlayan çay servisi de vücuda su ve dolayısıyla da canlılık getirir.

• İngiltere’de Çay falına bakılmayacak, 20. yüzyılın başından ortalarına kadar, salgın halinde çay partilerinde bayanlar arasında çay falına bakmak yaygınlaşmayacaktı.

• Çayın tiryakileri için 5 duyu organına hitap ettiği: çayın rengiyle göze, kokusuyla burna, şekerini karıştırırken kulağa, sıcaklığıyla tene, tadıyla ise dile iyi geldiğini ileri sürülmeyecekti.

• Çok çay içenlerde “Çarpıntı, göğüs anjini, sinir bozukluğu, baş ağrısı, sıkıntı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluk” gibi hastalıklar artmayacaktı.

• İngilizler, klasik beş çayında çaya süt eklemeyi; Çinliler, “yeşil çay içmeyi; Kuzey Afrikalılar, çayı nane ile aromalandırmayı; Orta Doğulular, çayı genellikle limonla içmeyi; Ruslar, çayın içine reçel koymayı ya da “kıtlama” şeker ile içmeyi; kahve tutkunu Amerikalılar ise çayı demleyip buz gibi soğuttuktan sonra keyfini çıkarmayı alışkanlık haline getirmeyeceklerdi.


https://www.facebook.com/eglencelibilgi   adresindeki bilgi küpü sayfasından alınmıştır...

14 Eylül 2011 Çarşamba

I-Phone'dan "Marie Curie Blooming Great Tea Party" uygulaması

Register now



İngilizlerin çay saati çok önemlidir bilirsiniz. Sosyal sorumluluk projelerinde de çay partilerinin rolü yadsınamaz. Marie Curie Kanser Derneği için kaynak toplamak adına büyük çay partileri düzenleniyor İngiltere'de. Yerel halk kaynak arttırmak için gönüllü olarak çaylı kurabiyeli bahçe partileri yaptı bu sene. 2012'de de devam edecekler. Böylece toplanan paralarla daha fazla kanserli hastanın bakımı üstleniliyor. Hem eğlenceli hem de oldukça yararlı bir sosyal sorumluluk projesi. Bu açıdan takdir ediyorum.


http://www.mariecurie.org.uk/teaparty  bu web sitesinden programın detaylarına ulaşmak mümkün. İngiltere'de olan tüm arkadaşlarımı bu tip çay partileri yapmaya davet ediyorum. Hatta ben de buradan atlar gelir bir çayınızı içerim bahçenizde efendim:)) Malum Türkiye'de fundraising olayı pek de iyi işlemiyor ve algılanmıyor. Yoksa süper olurdu buradaki insanlar için de bu tip organizasyonlar düzenlemek..

***

Öte yandan i-phone yine boş durmamış ve bu konuya da el atmış. Daha önceden bahsettiğim wheel of tea uygulamasının benzerini Marie Curie çay partisi için de çıkarmış. işte linki ve tanıtımı...ilgilenenlere duyurulur.


http://itunes.apple.com/us/app/marie-curie-blooming-great/id370138283?mt=8

Description

This summer, thousands of people will be putting the kettle on and holding tea parties across the UK to raise money for Marie Curie Cancer Care.

The Marie Curie Blooming Great Tea Party application is here to make your party more fun! This app will nominate who will make the next round of teas on the day. Simply enter the names of your friends, with tea choices and let the app tell you who will make the drinks!

iPhone Screenshot 2iPhone Screenshot 1

27 Mayıs 2011 Cuma

~Kombucha Çayının Faydaları ~

~Kombucha Çayının Faydaları ~
* Tüm salgı bezlerini ve hormon savunmasını uyarır.
* Vücutta sağlıklı bir pH dengesi sağlar.
* Vücuttaki atık madde ve zehirli maddelerin suda çözülebilir hale gelerek atılmasını sağlar * Kan dolaşımını hızlandırır.
* Metabolizmayı uyarır.
* Kalp atış ritmini düzenler.
* Kanı temizler.
* Sinir sistemini düzenler. * Yüksek tansiyonu düşürür, huzursuzluğu yatıştırır.
* Sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar ve mide düzensizliklerini giderir.
* Astımı tedavi eder, astım krizlerini giderir.
* Kan şekeri seviyesini sabitleyerek, şeker hastalığını tedavi eder.
* Alerjileri hafifletir ve zamanla giderir. * Sertleşmiş karaciğeri yumuşatır ve yeniler.
* Böbrek faliyetlerini geliştirir.
* Kanseri önler ve tedaviye destek olabilir.
* Antioksidant nedeniyle oluşan radyasyona karşı koruyup serbest radikallerle savaşır.
* Hücre duvarının yeniden oluşumunu sağlar.
* Doku sertleşmesini (multiple scloris; MS) tedavi eder.
* Damar sertliğini (arterioscloresis) tedavi eder.
* Elastikiyet sağlar ve gevşek eklemleri kuvvetlendirir.
* Mafsal iltihabı (arthritis) ve romatizmaya iyi gelir. * Gut hastalığına iyi gelir.
* Böbrekteki ve idrardaki kumu döker, safra kesesi taşlarını düşürür.
* Vücuttaki ürik asit ve kolesterolü suda erir hale getirerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.
* Peklik (kabızlık) problemini giderir.
* Hemoroidi tedavi eder.
* Yorgunluk bitkinlik ve sinirliliği giderir.
* Herpes virüsünün soğuk algınlığı ağrılarını ve uçuk oluşturmasını engeller.
* Siğil ve Dysplastik lekeleri yok eder. * Anjine çare olur.
* Epstein-Barr virüsüne dayanan kronik yorgunluk hissini tedavi eder, öpüşme hastalığı (mononucleosis) iltihaplanmasını iyileştirir.
* Kan sayımını normalize eder.
* Akciğerlerdeki bronşiti, öksürük ve balgamı gideririr.
* Bademcikleri tedavi eder (sirkeleşmiş çay, gargara şeklinde kullanılabilir).
* Kan damarlarını genişleterek ve kardiak kasını uyararak kalp problemlerini giderir.
* Adale ağrılarını giderir. * Baş ağrılarını yok eder.
* Uykusuzluğu giderir.
* Mikrobik ishali durdurur.
* Koliti tedavi eder.
* Koruyucu bağırsak mikroplarını sağlayan sağlıklı bakteriler ve kolon oluşturur.
* Saç uzamasına yardım eder, kelliği engeller, gri saçın rengini koyulaştırır.
* Görüşü kuvvetlendirir.
* Korneada oluşan formasyonları ve kataraktı giderir. * Vücut ağırlığını düzenler, yağları yok eder.
* Susuzluğu giderir ve egzersiz sırasındaki performansı artırır.
* Mantar türü enfeksiyonlara (candida gibi) karşı savaşır.
* Kapsamındaki antivirütik ve antibiyotik özellikler sayesinde iltihabi durumları yok eder.
* Cinsel potansiyeli canlandırır.
* Menapoz rahatsızlıklarını düzene sokar.
* Deri üzerindeki yaraları tedavi eder.
* Ciltteki kırışıklıkları, çilleri ve kahverengi lekeleri yok eder.
* Deri nemlendiricisi görevi görür, (Kombu çayı içilerek kullanırken cilde faydalı ise de, deri dışından tatbik edildiğinde de çok etkilidir. Fazla mantarlar blenderdan geçirilerek harika bir cilt bakım kremi elde edilmiş olur.)
* Deriye spreyle ya da sürülerek uygulandığında antibakteriyel asit tabakası görevi görür.
* Sirke formundaki çay, sivrisinek ve pire ısırıklarından, egzamadan ve zehirli bitki dikenlerinden dolayı oluşan kabartıları yumuşatıp rahatlatır. Sirke formundaki çay, saçlar şampuanladıktan sonra durulama suyu ile kullanılırsa çok güzel parlak saçlar oluşur ve saç telleri kalınlaşır. Kombucha T-hücreler seviyesini yükselttiği ve vücudun bağışıklık sistemine destek olduğu için son zamanlarda HIV virüsü ve AIDS ‘liler arasında da çok popüler olmuştur. Kombucha kullanımı sayesinde AIDS’den kurtulmuş birisini henüz belgelendirmemiş olsa da, Kombucha kullanımının enerji seviyesini yükselttiği, tende ve cilt renginde bir gelişme durumlarının oluştuğu konusunda raporlar vardır. Herkesin vücut kimyası birbirinden biraz farklıdır dolayısı ile sonuçlar kişiden kişiye değişmektedir. Kombu Çayı kullanmaya başlayan bir insan, vücudunda zehirli (toksik) madde fazlaysa vücut, balgamları, zehirli ve ölü hücreleri atarken için için, bir rahatsızlık hisseder. Bu değerler vücudu terk ederken ve detoksifikasyon (zehirden temizleme) başlarken kişi, bağırsaklarının yumuşadığını, nefesinin kötü koktuğunu ve midesinin hafiften bulandığını hissedebilmektedir.
Not: Bilgiler Sevgili Mehmet Parpudar’ın Parpudar İçsel Gelişim ve Bütüncül Şifa Merkezi sayfasından alıntıdır. Lütfen daha fazlası için sayfayı ziyaret ediniz. https://www.facebook.com/group.php?gid=58815703810

30 Mart 2011 Çarşamba

Charlie ve Çay Faktorim.. episode 1.


...ve birden büyük devasa bir demlikle karşılaşıyorum. Geminin bacasından tüten duman gibi buharı çıkarken bir de kendini ispatlamak istercesine-"benim vapurdan geri kalır yanım yok" - deme cesaretini gösterip bağırta bağırta tüttürmeye devam ediyor dumanını...

üzerine yağan küçük çiçekler baharın habercisi... badem, erik ve kayısı ağaçları var etrafta... beyaz ve pembe çiçeklerini yağdırıyorlar üzerimize...

O sırada demlik şapkasını kaldırıyor ve
-düdüüüüt

diyor. Ben de kendi şapkamı çıkarıp önünde reverans yapıyorum ve,

- Ne güzel ötüyorsunuz, acaba içinizde ne çayı var?

diye soruyorum.

Neden sonra demliğin kapağı yavaşça açılıyor ve karamel ve çikolata kokusu her yeri sarıveriyor.. İçeriden "Hatter" kılığında bir Willy Wonka Johhny Depp fırlayıveriyor.. Elinde  çabuk hareketlerle döndürdüğü asası, başında kırmızı kuşağı yerlere kadar uzanan şapkası...


-Buyrun, ne içerdiniz? Çikolatayı kendi fabrikamda, kendi ellerimle yaptım sizin için ve o kokusunu aldığınız karamelin yapımında 200 küçük cüce çalıştı.. Biraz badem biraz da erik çiçeği var içinde, kayısı kurusu, gül yaprağı...

-ohhh, mis gibi kokuyor...Bir fincan alabilir miyim o halde Bay Depp?

-voila! afiyet olsun;)

...to be continued..

2 Mart 2011 Çarşamba

"Bir Bardak Çay Ailedir"


Çayın alt demliği
“KAYNANADIR”
Sürekli kaynar durur.
Hatta: Dikkat edilmezse
TAŞABİLİR...
...
Üst demlik
“GELİNDİR”
Alt demlik kaynadıkça onun da hareketi artar.
Ama zamanla da
Olgunlaşır ve
DEMLENİR...
...
Gelinin “KOCASI” ise bardaktır.
Her iki çaydanlıktan da
Yeterince nasibini alır.
Biraz kaynana doldurur onu;
Biraz da gelin...
Bu nedenle de denge unsurudur.
Açık ya da demli çayın hoşa gitmemesi
BUNDANDIR...
...
“ÇOCUKLAR”
Çayın şekeridir, tat verir...
Çok Şeker çayın lezzetini bozar.
Şekersiz çaya alışanlara ise
Bir tanesi bile...
FAZLA GELİR...
...
“GÖRÜMCE” ise
Çay kaşığıdır, arada bir gelir;
KARIŞTIRIP gider...
...
“KAYINPEDERE” gelince
O da “Çay Tabağı”dır.
Çayın demine, suyuna karışmaz;
Bir kenarda lök gibi oturur.
Sadece dökülenleri toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.
Ancak; ara sıra boşaltılması gerekir,
Yoksa taşıp her şeyi BERBAT edebilir.
...
Kısacası bir bardak çay,
“AİLEDİR”
VE ağız tadıyla içilen bir bardak çayın;
ÜSTÜNE YOKTUR

1 Mart 2011 Salı

Bunları biliyor muyuz?- çay hakkında öneriler

  • Çaydanlıklar için çayı daha sıcak tutmak amacıyla tasarlanmış birbirinden eğlenceli çaydanlık koruyucuları mevcut. Çaydanlığını giydirmek ve masasına getirmek isteyenlere:

  • Çayı yaptıktan sonra çaydanlığı çöpe boşaltmak yerine pişmiş çay yapraklarını çiçek diplerine dökebilirsiniz. Çay yaprakları çok iyi organik gübre görevi görmektedir.

  • Çay kuru yerde saklanmalı. Asla buzdolabında saklamayın çünkü çay nemi ve dolaptaki yiyeceklerin kokusunu kendine çeker.
  • Soda ve tuz çay lekelerini çıkarmak için kullanabileceğiniz iki alternatif.
  • Çay bitkisi kendi haline bırakıldığında küçük bir ağaç kadar boy atabilir.
  • Çayın etkisi demlenme süresine bağlıdır. Çay yapraklarında hem çabuk çözülen kafein hem de teanin bulunur. Teanin zihin açıcı ve huzur verici bir maddedir. 
  • Eğer çay 2 dk demlenirse uyarıcı etki yapar. 5 dk'dan fazla demlenirse sakinleştirici etki yaratır.
  • Çay diş macunu gibi çok sayıda floroit içerir. Çaydaki tanik asitleri dişteki koruyucu etkiyi destekler ve dişlerin üzerine koruyucu bir tabaka oluşturarak diş taşı oluşumunu önlemeye yardımcı olur.
  • Çay banyosu vücudunuzu dinlendirir, enfeksiyonlara iyi gelir, sakinleşip huzur bulmanızı sağlar. 
  • Göz kapaklarına konulan teabag'ler gözlerinizi dinlendirmenin en kolay yolu. Ayrıca kanlanmayı da önlüyor.
  • Demlenmiş çay suyu ahşap temizleyici olarak kullanıldığında eskimiş parkeleriniz için parlatıcı etki yaratır.

15 Şubat 2011 Salı

MESİR MACUNU ÇAYI: 41 ÇEŞİT BAHARAT // 41 KINDS OF SPICE


Manisa'ya gidenler bilirler, hemen hemen tüm marketlerde, büfelerde, çeşitli mecralarda Manisa'ya özgü mesir macunu ile karşılaşmak mümkündür. Özellikle garajlarda veya yol üstü dinlenme molalarının verildiği tesislerde bolbol satılır bu macunlar, hediye amaçlı... 41 çeşit baharattan oluşan bu macun hemen her derde deva gibidir. Ben grip olmaya yakın, boğazım şişme ve acıma sinyalleri verdiğinde hemen atarım ağzıma bir tane, fosforlu parıl parıl renkteki jelatinlere sarılmış mersir macunlarından... ve şıp diye keser boğaz acısını...

Şimdi bahsedeceğim çay ise Mesir çayı... Bu çay baharat ve bitkisel karışımlardan oluşuyor. Tıpkı mesir macununda olduğu gibi 41 çeşit baharat içeriyor. İçerisindeki tarçın, zencefil, karanfil havlıcan, meyankökü gibi her derde deva baharatların yanısıra funda, papatya, rezene, anason gibi vazgeçilmez baharatlar ve diğer tamamlayıcı çeşitlerden oluşur.

Mesir Macunundaki afrodizyak, detoks ve midevi sağlık etkisi Mesir çayında aynen bulunur. Ancak Mesir macununda şeker kullanılır. Şeker sevmeyen yada sağlık sorunları nedeniyle şeker kullanımı kısıtlı olanlar için mesir çayı ideal bir seçenektir. içerisindeki meyan kökü kendine has tadıyla şekeri aratmayacak bir lezzet sağlar. Mesir çayı 20 adet süzen poşetten oluşan kutularda sunulmaktadır.
                                       
Detoks kelimesinin bilinmediği Afrodizyak ın duyulmadığı yıllarda merkez efendinin hazırladığı ve şimdiki uydurma karışımlardan oldukça farklı olan bu macun yüzyıllardan bu güne kullananların referans verdiği mucizevi bir kombinasyondur.

41 BAHARAT NELER?

ANASON: İştah açıcı ve karminatif olarak kullanılır. Karminatif etki barsaklardaki fermantasyona engel olmasından ileri gelir. 
HİNDİSTAN CEVİZİ ve BEŞBASE: Kaynatılmış suyu mide ağrılarına iyi gelir. Etkisi bileşimdeki uçucu yağlardan ileri gelir. 
ÇİVİT: Halk arasında kabakulak ve pnömonide iyi gelir. Bebeklerin ağız mukozasındaki ağrılı yaraların tedavisinde kullanılır. 
ÇÖPÇİNİ: Kökünün kaynatılmış suyu ekzemede kullanılır. Bileşimindeki tanenden dolayı astrenjan etkisi vardır. 
ÇÖREK OTU: Gaz söktürücü olarak kullanılır. 
DARFÜLFÜL: Bedeni ısıtıcı ve öksürük kesici olarak kullanılır 
HARDAL TOHUMU: İştah açıcı ve mideyi yatıştırıcı olarak toz halinde kullanılır. Cilt hastalıklarında iltihabı ve ağrı giderici etkisi vardır. 
HAVLİCAN: Öksürük kesici ve ağız kokusu giderici olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırır, gazı dağıtır, balgamı giderir. 
HİYARŞENBE: Mushil olarak kullanılmaktadır. Bileşiminde antrekion türevi vardır. 
KAKULE: Lezzet verici , gaz söktürücü, iştah açıcı olarak kullanılır. 
KARABİBER: Öksürük kesici, uyarıcı ve baharat olarak kullanılmaktadır. 
KARANFİL: Ağız kokusu giderici, diş çürüklerinde ve ağrılarında kullanılır. Bileşimindeki karanfil esansı antiseptik ve ağrı gidericidir. 
KEBABE: İdrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır. 
KİMYON: Baharat, gaz söktürücü, iştah açıcı ve terletici olarak kullanılır.

Mesir macunun asıl kullanımında bulunan baharat çeşitlerinin bir kısmının doğa da artık bulunmuyor olması nedeni ile mevcut baharatlar ile bu işlem yürütülmektedir. İşte kullanılan diğer baharat çeşitleri;
Yenibahar, Zencefil, Galanya, Krem tartar, Kişniş, Havlıcan, Anason, Sakız, Safran, Tarçın, Udülkahr, Hardal, Misrafi, İksir, Meyan Kökü, Kalemi barit, Tiryak, Sarı helile, Kara helile, Raziyane, Zerdeçal

MESİR MACUNU TARİHÇE

Yıl 1539'u gösterdiğinde Yavuz Sultan selim büyük seferlerinden birisi için İstanbul dışında iken eşi Hafsa sultan da Manisa'da bulunuyordu. Bir süredir rahatsız olan Hafsa sultanın hastalığı ilerleyince devrin hekimleri sultan için seferber edildi. Ancak sultan bir türlü iyileşemiyordu. Sonunda konu Merkez Muslihiddin Efendi ye kadar ulaştı. 

Merkez Efendi Medresede baş müderris olan ve tıp ilminde uzman değerli bir hekimdi. Hastayı dinledi, muayene etti ve bir takım bitki ve baharat isimleri yazılı olan bir listeyi görevlilere verdi. Getirilen baharatları belli oranlarda karıştırıp şekerle tatlandırıp bir macun hazırladı. Bu macundan yiyen sultan kısa sürede iyileşti. Eskisinden daha sağlıklı ve zinde olduğunu fark eden sultan Merkez efendiye "bu macundan bol miktarda yapalım ve halka dağıtalım, böyle bir şifa deposundan herkes faydalansın" diye buyurdu. Bunun üzerine kazanlar kuruldu ocaklar yakıldı ve tonlarca macun hazırlandı. Hazırlıkları ve olayı duyan halk Sultan camiinin önünde toplandı. Kalabalığa tek tek dağıtımın zor olacağını fark eden görevliler küçük kağıtlara sarılan macunu halka saçmaya başladılar. 1539 nevruza denk gelen bu olay tüm ülkede duyuldu. Ve sonraki yıllarda daha büyük kalabalıklara daha büyük kazanlarla macun hazırlanmaya başlandı. Sultan meydanına gelemeyecek kadar yaşlı ve hasta olanların evlerine kadar gidildi ve macundan yararlanmaları sağlandı. Yüzyıllarca süren bu gelenek Manisa'nın işgal edildiği birkaç yıl dışında hiç aksatılmadan günümüze kadar gelmiştir. 

Mesir şenlikleri - mesir macunu karılırken

Mesir şenlikleri - halka mesir macunu dağıtılırken
kalabalık inanılır gibi değil, sanki tüm Manisa orada...

KAYNAKLAR:

27 Ocak 2011 Perşembe

7. Cennet - Seventh Heaven (Seitsemäs Taivas)

www.nordqvist.fi
Siyah çay, çilek, limon ve vanilya aromalarının ebegümeci ve gül yaprakları ile süslenmesiyle oluşmuş bu farklı lezzetteki çay, içeriğinde kuru kayısı ve çilek parçaları da barındırıyor.
 

7 farklı tadı bünyesinde buluşturan bu çayın Finlandiya'daki adı 7. cennet anlamına gelen "Seitsemäs Tavias".


Nordqvist'in üretimi olan bu çay da firmanın maceracı çaylar diye adlandırdığı kategoride ve "Fantasia" serisinde yer alıyor. Bu serideki tüm çaylarda olduğu gibi 7. Cennet de, saf meyve özleri ve çiçek yaprakları ile lezzetlendirilmiş yüksek kaliteli siyah çay içeriyor.


"7. Cennet" deyince insanın aklına birçok şey gelebiliyor. Victor Young tarafından 1955 yılında bestelenen Broadway Müzikalinden, 1927 yapımı Janet Gaynor'ın başrolünü oynadığı sessiz filme, Patti Smith'in kaleme aldığı aynı adlı şiir kitabından Deep Purple'ın Abandon albümündeki Seventh Heaven şarkısına kadar uzanmak mümkün.


hatta ve hatta Hermetizm, Gnostisizm, Musevilik ve İslam gibi dinlerde evrenin yedi katmandan veya yedi cennetten oluştuğuna dair olan inanca da atıfta bulunabiliriz.

7. Cennet çayını yudumlarken, birbirinden farklı yedi lezzeti harmanlayıp neyi düşünmek isterseniz onu düşünün:)



18 Ocak 2011 Salı

tomurcuktan tohuma, yapraktan bardağa çay...


http://www.biriz.biz/cay/  linkinde çay ile ilgili hemen herşeyi bulabiliyor, çayla ilgili çok çeşitli kaynaklara ulaşabiliyorsunuz. Çay hakkında neredeyse ansiklopedik bilgiler bulabileceğiniz bu sitede, çayın tomurcuk evresinden, bardakta yudumladığımız haline kadar her türlü bilgiye ulaşmak mümkün...

Farklı ülkelerdeki çay pratiklerinden, üniversitelerin araştırmalarına kadar merak ettiğiniz herşey...

11 Ocak 2011 Salı

I-Phone'dan eğlenceli bir çay uygulaması daha: "Wheel of Tea"

Bugün paylaşacağımız I-phone uygulaması da daha önce paylaştığıma benzer bir uygulama... Burada da telefonunuza önceden arkadaşlarınızın hangisi nasıl çay seviyor onu kaydediyorsunuz. Telefonunuzu sallayıp dönmesine izin veriyor ve sonra yine içinizden birini seçmesini sağlıyorsunuz. Seçilen kişi çayları sizin isteğinize göre gidip getiriyor.

Özellikle soğuk kış günlerinde arkadaşlarınızla birlikte sıcacık evinizde eğlenebileceğiniz bir uygulama... hem de sonunda sıcacık çaylarınızı yudumlamak var:)

Aşağıdaki siteden detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

http://www.wheeloftea.com/



Nasıl Çalışır?
Telefonunuza arkaşlarınızın isimlerini, resimlerini, tercih ettikleri çay çeşidini ve çayı nasıl sevdiklerini ekliyorsunuz, sonra telefonunuzu çarkı döndürmek için sallıyorsunuz ve çark bu roundun kaybedenini seçiyor. Kaybeden doğru mutfağa gidip herkesin ağız tadına uygun çayı getirmekle yükümlü oluyor. 




App Store'dan Wheel of Tea uygulaması hakkında daha fazla bilgi edinebilir ve uygulamayı telefonunuza indirebilirsiniz.

http://itunes.apple.com/app/wheel-of-tea/id312479598?mt=8

6 Ocak 2011 Perşembe

Uyuuuu, uyuyacaksıın...Sleepytime ile rahatla ve masalsı uykulara dal:)

Oslo'nun yazları uykusuz zombiler için biraz zor geçer... Ben zor uyuyan bir zombi olduğum için bu deneyimi bizzat yaşadım. Benim için uyku öncesi tüm sesler kesilmiş, tüm ışıklar kapatılmış ve zifiri bir karanlık olması gerekmektedir.. En azından sağlıklı bir uyku çekebilmem için..

Ama eğer yazın ortasında Oslo'da iseniz durum biraz değişir. Gözlerinizi sımsıkı kaparsınız kaparsınız ama gece olmaz bir türlü..gece yarısını çoktan geçmiş hatta sabahın 2'sini göstermiştir ama hala uyuyamamışsınızdır perdeleri siyah ve sımsıkı kapalı olan o otel odasında dahi... insanlar dışarıda hala gezinir durur çünkü loş bir karanlıktan öte gitmemiştir hiçbir şey. Saat sabahın 4'ünde de zaten aydınlanmaya başlamıştır bile gökyüzü...

Böyle günlerden biriydi ben bu çayı bulduğumda...

Sleepytime 40'lık poşet

Celestial Seasonings'in binbir gece masalları gibi hazırlanmış resimleriyle kalbimizde yer edinen binbir çeşit çayından biri Sleepytime... Kafeinsiz olarak üretilen Sleepytime, yüzde yüz doğal olmasının yanısıra yumuşacık ve tatlı bir tada sahip. İçinizi, kutusunun üzerindeki sıcacık ve içten resimle de ısıtmayı başaran çay, içerdiği papatya ve nane ile gevşemenizi ve günün stresini atmanızı sağlıyor. 

Sleepytime, papatya ve nanenin yanında birçok doğal bitkinin karıştırılmasından oluşuyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden toplanan bu bitkiler arasında Batı Hindistan'ın limon otu, ıhlamur çiçekleri, böğürtlen yaprakları, portakal çiçekleri, akdiken ve gül goncası da bulunuyor.



Çayın birçok farklı çeşidi de Celestial Seasonings tarafından üretilmeye devam ediyor. Detaylı bilgi için;


>Sleepytime®

“Sleepytime’s comforting aroma and perfectly balanced flavor are achieved by blending soothing herbal ingredients from around the world – including floral Egyptian chamomile, cool spearmint from the Pacific Northwest, and lively Guatemalan lemongrass. This global synergy is only fitting, since all over the world, generations of tea lovers have wound down their day with Sleepytime.” — Charlie Baden, Celestial Seasonings Blendmaster Since 1975>

Sleepytime 20'lik poşet

5 Ocak 2011 Çarşamba

I-Phone Tea Round Uygulaması ile "You never Make the Tea" derdine Son!!

 I-phone uygulamaları sınır tanımıyor. Şirket çay tutkunları için de böyle bir uygulama tasarlamış. App Store'da şu an satışta olan uygulama "You never make the tea" notundan yola çıkarak ofislerde-- self servis olanlarda:)- "çayı hep ben demliyorum" derdini ortadan kadırıyor. "Tea Round" çay sırası için yaşanan tartışmalara, çayı kimin yapacağına karar vererek son veriyor:)

  http://www.tearoundapp.com/     adresinden bilgi sahibi olabileceğiniz uygulama çok sıcak ve eğlenceli... I-phone'un birbirinden ilginç uygulama sitelerinden sadece biri..



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...